Siz Aleviler İmam Ali Hareminin (Türbesinin) Güvercinleri idiniz
Uçurdular Sizi Buralardan
Artık Geri Dönme Vaktiniz Gelmedi mi?
Ayetullah Sistani:

Ana Sayfa

Hakkımızda

Foto Galeri

Multimedia

İletişim

Ziyaretçi Defteri

Kategoriler

KATEGORİLER

ÜYELİK

Kull. Adı

:

Şifre

:

Yeni Üye Kaydı 
Şifremi Unuttum

BİR AYET

BİR HADİS

FOTO GALERİ

ÇOK OKUNANLAR

Hz. Zehra’nın (s.a) Hüzün Dolu Şehadet Anı

Ayetullah Sistani'nin Temsilciliğine Saldırı

Affetmek ve Bağışlamak
 
 
 
 
Din Hakkında Niçin Araştırma Yapmalıyız?
 
 
İnsan, zaten ve fıtrî olarak kendi saadet ve kemelini arar. Bu insan faaliyetlerini harekete geçiren gerçek neden (zata olan sevgi) den kaynaklanmaktadır.

11/04/2009

İlk önce hangi sebep veya sebeplerin, dinin doğru veya yanlış olduğu, konusunda araştırma yapmayı zarurî kıldığına bakılmalıdır. Niçin doğru dini bulup, onu kabullenerek, dediklerini yerine getirmemiz gerekiyor?
Hür düşünen her insan bu araştırmayı gerekli ve zarurî bilir. Bundan kaçınmayı ise kesinlikle doğru bilmez. İnsan, aklının hükmüne göre nübüvvet ve peygamberlik iddiası edenlerin, gerçekten Allah’ın peygamberleri olup olmadığını araştırmalıdır. Bu araştırmasında da, ya onların kesinlikle yalancılar olduğuna emin olmalı, veya eğer hak ve doğru dediklerine inanırsa, onların dediklerini kabul ederek emirlerini yerine getirmelidir. Zira;
1-       İnsan, zaten ve fıtrî olarak kendi saadet ve kemelini arar. Bu insan faaliyetlerini harekete geçiren gerçek neden (zata olan sevgi) den kaynaklanmaktadır.
2-       Peygamberlik iddiası edenin sözü şudur: “Her kim benim dediklerimi(öğrettiklerimi) kabul eder ve ona amel ederse, ebedi saadete ulaşır. Ama eğer kabul etmezse; sonsuza dek azap ve işkencede olacaktır.
3-       Bu iddianın doğru olmasının imkânı vardır. Yani insan peygamberlik iddiası edenin yalancı olduğuna kesin inancı yoktur.   
4-       İnsanın ebedi saadet veya azap ihtimali çok önemli olup, hiçbir konu bu konu kadar önem taşımadığından, peygamberlerin iddialarının doğruluk ihtimali az olsa bile, insanın aklı, peygamberin sözlerinin doğru olup olmadığında düşünülmesi gerektiğine hükmeder. Özellikle bazı şahit ve deliller sonucu bu ihtimal çok yüksek olursa, bu araştırma kaçınılmaz olacaktır.
Eğer gözleri görmeyen biri, yolda giderken birisi ona: “On adım daha gidersen, bir kuyuya düşeceksin; Ama eğer sağ taraftan gidersen devamlı ve en iyi nimetlerinden faydalanacağın güzel bir bahçeye gireceksin.” derse, kör de onun sözlerinin doğru olabileceğine ihtimal verirse mutlaka aklı, sözün doğru olup olmadığında araştırma yapmasının, en azından ihtiyat ederek, yolunu ve yönünü değiştirmesinin gerektiğine hükmeder.
Bu yüzden eğer bir şahıs; tarih boyu zincirleme olarak seçilmiş yüce insanların: “Biz Allah tarafından, insana ebedi saadet yolunu göstermek için geldik” iddiası ettiklerini bilir. Öte taraftan, bu şahısların Allah’ın emirlerini insanlara ulaştırıp; onları hidayet etmek için hiçbir zorluk ve çabadan kaçınmadıklarını, işkence ve zorluklara katlandıklarını hatta, canlarını fedâ ettiklerini görürse ona yakışan, bu iddiayı edenlerin sözlerinin doğru olup olmadığını araştırmasıdır.
Diğer bir deyimle: Muhtemel zarar ve ziyanı def etmek aklın kesin hükümlerinden biridir. Aklın bu hükmü, ihtimal ve muhtemelim olasılığının güçlü ve zayıflığına göre güçlü ve zayıftır. İnsana bir taraftan zarar gelmesinin olasılığı ne kadar fazla, zararın kendiside ne kadar azim olursa, aklın, o zarardan kaçınılması gerektiği hükmü de o kadar uyarıcı ve etkili olur.
İnsanın, dini kabul etmemesi neticesi, uğraması mümkün olan zarar, ebedi azaptır. Bu muhtemel zarar çok büyük ve dehşet verici olduğundan, dinin doğruluk ihtimali, ne kadar az olursa olsun, insan aklının, (ihtimali zararı def etmenin gerekliği) konusundaki hükmünün gücü   sabittir.
İnsanın, kendi zatına olan sevgisi, çıkarcılık ve zarardan kaçan içgüdüsüne, ilaveten insan vücudunun, insanı din hakkında araştırmaya iten diğer bir boyutu Hakikati ve gerçekleri tanıma” boyutudur. İnsan fıtrî olarak hakikate ulaşmak ister. Araştırıp gerçekleri bulma onun canıyla iç içedir. Bu duygu, insanı, dini konuların doğru veya yanlış olduğu hakkında araştırma yapmaya iter.
- Acaba bu cihanın bir yaratanı var mı?
-O yaratıcı kimdir? Ne gibi özellikleri ve sıfatları vardır?
-Allah’la insanın irtibatı nasıldır?
-İnsanın maddi bedenine ilaveten maddi olmayan bir ruhu var mıdır?
-Bu dünya yaşamından sonra başka bir yaşam var mıdır?
-Dünya yaşamıyla ahiret yaşamı arasında nasıl bir bağlantı vardır?
Bu ve buna benzer yüzlerce soru, hakikati arayan gerçekçi insanın yakasını, ikna edici bir cevaba ulaşıncaya kadar bırakmayıp, devamlı onu kendisiyle uğraştırır. 
Her dinin inanç bölümü, gerçekte o dinin bu gibi sorulara verdiği cevaptır.
 

Yorum Ekle

Yazdır

YORUM LİSTESİ

KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER

n

11/04/2009 - 09:12 İslam Dininin Allah'a Bakışı Nasıldır?

n

11/04/2009 - 09:09 Allah Nedir, Kimdir?

n

11/04/2009 - 09:08 Batının Dinden Kaçış Sebepleri Nelerdir?

n

11/04/2009 - 09:06 İnsanlar Niçin Dine Yönelirler?

n

11/04/2009 - 09:02 Dinin İnsandan Beklentileri Nelerdir?

n

11/04/2009 - 09:00 İnsanın Dinden Beklentileri Nelerdir?

n

11/04/2009 - 08:59 Din Hakkında Niçin Araştırma Yapmalıyız?

n

11/04/2009 - 08:57 Dinin Çeşitli Boyutları Nelerdir?

n

11/04/2009 - 08:54 Din Nedir ve İslam'ın Dine Bakışı?

n

11/04/2009 - 08:52 Kelam İlmi Nasıl Bir İlimdir?

YAZARLAR

Rahmi Onurşan Rahmani

Herkesle olup hiç kimsenin rahmetini almadan ölmek
Mikail Gürel

Hak Batıl Kavgası
Turgut Atam

GADİR-İ HUM’UN TARİHTEKİ YERİ
Kerim Uçar

MÜMİNLERİN NİŞANELERİ
Mir Kasım Erdem

CAN VERME HALİ
Yakup Yaşlak

Aşura; Yeniden Ölmek Mi, Yoksa Yeniden Diriliş Mi?

MULTİMEDYA

ETKİNLİK TAKVİMİ

16 Nisan 2014
Pz Sa Ça Pe Cu Ct Pa
1 2 3 4 5 6
7 8 9 10 11 12 13
14 15 16 17 18 19 20
21 22 23 24 25 26 27
28 29 30

DUYURULAR

ANKET

SİTEMİZİ  NASIL BULDUNUZ
İYİ
KOTÜ
ORTA

Sonuçları Göster

FAYDALI LİNKLER

 
 

Ana Sayfa

Hakkımızda

Ziyaretçi Defteri

İletişim