Herkes İçin Yaşam Örneği

Herkes İçin Yaşam Örneği

İki şefkatli eş olan Hz. Ali (a.s) ile Hz. Fatıma (a.s) evin işlerini kendi aralarında taksim ettiler.

HERKES İÇİN YAŞAM ÖRNEĞİ
İki şefkatli eş olan Hz. Ali (a.s) ile Hz. Fatıma (a.s) evin işlerini kendi aralarında taksim ettiler. Hz. Fatıma (a.s) evin içindeki, yani; hamur yapmak, ekmek pişirmek, evi süpürmek gibi işleri yapmayı üstlendi. Hz. Ali de (a.s) odun getirmek ve yiyecek temin etmek gibi evin dışındaki işleri üstlendi.
Bir gün Hz. Ali (a.s) Hz. Fatıma’ya (a.s) şöyle buyurdu:
“Ya Fatıma! Evde yiyecek bir şey var mı?”
Hz. Fatıma (a.s): “Hayır! Allah’a andolsun ki, üç gündür çocuklarım Hasan, Hüseyin açtırlar ve kendim de bir şey yemedim.”
Hz. Ali (a.s): “Neden bana söylemedin?”
Hz. Fatıma (a.s): “Babam Resulullah (s.a.a), sizden bir şey istemememi söyledi ve şöyle buyurdu: ‘Amcaoğlundan asla bir şey isteme. Bir şey getirdiğinde al, aksi takdirde O’ndan bir şey isteme!’
Hz. Ali (a.s) (bu sözleri duyduktan sonra) evden dışarı çıktı ve yolda birisiyle karşılaştı. Ailesine yiyecek temin etmek için o adamdan bir dinar borç aldı. Bu esnada o sıcak havada Mikdad b. Esved’i çok perişan ve üzgün bir halde gördü. Bunun üzerine ona: “Ne olmuş? Neden bu sıçakta evden dışarı çıkmışsın?” diye sordu.
Mikdad: “Açlık, beni evden dışarı çıkardı. Çocuklarımın ağlama seslerini duymaya tahammül edemedim” dedi.
İmam (a.s): “Ben de bunun için evden dışarı çıktım. Ben bu dinarı az önce borç aldım, onu sana veriyorum ve seni kendime tercih ediyorum” buyurdu.
Sonra parayı Mikdad’a verdi, kendisi ise eli boş eve geri döndü. Eve girdiğinde Resulullah’ın (s.a.a) evde oturduğunu, Fatıma’nın da (a.s) namaz kılmakla meşgul olduğunu ve aralarında ise üstü kapalı bir şeyin bulunduğunu gördü. Fatıma (a.s) namazını bitirdi. Yanlarında bulunan şeyin üzerinden örtüyü kaldırınca, içerisi et ve ekmekle dolu bir kâse olduğunu gördüler.
Peygamber (s.a.a) şöyle buyurdu: “Fatımacığım! Bu yemek size nereden gelmiş?”
Fatıma (a.s) cevaben: “Allah tarafından gelmiştir; Allah Teâla dilediğine hesapsız rızk verir” dedi.
Bu esnada Hz. Peygamber (s.a.a) Hz. Ali’ye bakarak şöyle buyurdu: “Senin ve Fatıma’nın öyküsü gibi olan bir öykü beyan edeyim mi?”
Hz. Ali (a.s): “Evet” dedi.
Hz. Peygamber (s.a.a) şöyle buyurdu: “Senin misalin Zekeriyya’nın misali gibidir. Zekeriyya mihrapta Meryem’in yanına vardığında, onun yanında bir yemek görünce: “Ey Meryem! Bu yemek neredendir?” diye sordu. O da cevaben: “Allah katındandır; Allah istediğine hesapsız rızk verir” dedi.
İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: “Onlar (İmam Ali ve ailesi) o kaptan bir ay boyunca yemek yediler. Bu kap, Kâim’in (Hz. Mehdi’nin), içerisinde yemek yiyeceği kabın aynısıdır; bu kap şimdi bizim yanımızdadır.” 1
……………………………….
1-Bihar, c. 14, s. 198; c. 43, s. 31

Google+ WhatsApp