Tövbenin Kabul Olmasını Engelleyen Sebepler

Tövbenin Kabul Olmasını Engelleyen Sebepler

Amel işlemeden ahiretten ümidi olan ve uzun arzularla tövbeyi geciktiren kimseden olma!

Tövbenin Kabul Olmasını Engelleyen Sebepler

Akıl ve nefis yolu arasında kalıp ancak nefsi istekleri terk ederek aklın emirlerine girmek büyük bir irade gerektirmektedir. Eğer insan dünya ve ahiretteki rezillik ve çirkinliklerden yeterli ölçüde haberdar olursa saadeti için rahat bir şekilde karar verebilir. Eğer dünyanın geçici ve geri kalan ömrün ise fırsat olduğunu anlarsa tövbeyi hiç bir zaman bu gün yarın etmez.

Tövbenin kabul olmasını engelleyen birçok sebep vardır. Biz burada birkaçını aşağıda zikredeceğiz:

1-Uzun Arzular

Uzun arzular tövbeyi geciktirmektedir, dünyada uzun arzulara ve hayallere dalanlar ya da uzun bir yaşam süreceklerini ve henüz tövbe etmek için vaktin geniş olduğunu zannedenler tövbeye gerek duymazlar ve bugün yarın edip geciktirirler.

İmam Ali (Aleyhisselam) şöyle buyuruyor: Amel işlemeden ahiretten ümidi olan ve uzun arzularla tövbeyi geciktiren kimseden olma!” 

2-Günahın Lezzeti

İnsanın tövbeyi geciktirmesinin nedenlerden biride bu geçici ve fani dünya lezzetlerinin ebedi bir cezası olduğunu unutmasıdır. İnsan gaflete düşerek şeytani lezzetlere teslim olup, hak yoldan sapmaktadır.

Hz. Ali (Aleyhisselam) Nehc'ül Belaga'da şöyle buyurmaktadır: İki amel arasındaki fark ne kadar da uzaktır; birinin tadı gider geriye kötü sonuç kalır, diğerinin ise zahmeti geçer, mükâfatı kalır.”

Yine Hazret bir başka buyruğunda şöyle buyuruyor: Bilin ki Allah'a itaat zorluk ve isteksizlikle, Allah'a isyan ise lezzet ve istekle iç içedir. O halde nefsinin arzularından kaçan, nefsinin isteklerini kökünden söküp atan kimseye Allah rahmet etsin.”

3) Günahın kötülüğünden Gafil Olmak

Şeytan insan üzerindeki etkisi ve tehlikesi o kadar büyüktür ki bazen insan işlediği günahın farkında olmadığı gibi onun güzel olduğu düşüncesine de kapılabiliyor. Sağlığını tehdit eden yemeklerin zararını bilmeyen kimse yediği o zararlı yemekten lezzet alır, tıpkı sigaranın zararlarından gafil olup, ondan lezzet alarak içen kimse gibi. Hakikatte bu ameliyle kendi sağlığına tehlikeye atmıştır.

Eğer insan işlediği günahın ruhuna ne kadar zarar verdiğinin farkına varabilse bir an önce tövbeyle ruhunu bu hastalıktan tedavi eder.

4) Günahı Küçük Görmek

Allah'a karşı işlenen günahın büyüğü ve küçüğü olmaz. Rivayetlerde nakledildiği üzere günahı küçük saymak büyük günahlardan sayılmıştır, bunun nedeni ise insanın Allah'ın azametini küçük görerek ondan gafil olmasıdır.

İmam Ali (Aleyhisselam) bu konuda şöyle buyurmaktadır: “Günahların en şiddetlisi, sahibinin onu önemsememesidir.”

Bedenindeki küçük bir kanser hücresini umursamayıp tedavisini geciktiren kimse fazla bir zaman geçmeden küçük ama bir o kadarda tehlikeli olan ölümcül kanser hücresinin tüm vücuduna yayılacağını ve sonunda da ölümle burun buruna geleceğini görecektir.

 Ey insan! Eğer küçük günahlarda istiğfar ve tövbeyle tedavi edilmezse tıpkı ölümcül kanser hücresi gibi ruhunu saracak ve seni ebedi bedbahtlığa düşürecektir.

5)İlahi Rahmetten Ümidi Kesmek

Allah’ın kapsayıcı büyük rahmetinden ümit kesenler ve artık ben ıslah olmam düşüncesinde olanlar istiğfara ve tövbeye ihtiyaç duymazlar. Hastalığının tedavisinden ümidini kesen kimse tedavi peşine koyulmaz.Ancak şeytanın hilelerinden ve günahlardan kurtulmaya ümidi olan kimse kendine tövbe zemini hazırlar ve bir an önce bu hastalıklardan kurtulmaya çalışır. Günahlardan arınmak ve tövbe hakkında zikredilen sayısız rivayetlerdeki onca teşvikler insandan bu ümitsizliği gidermek içindir.

İmam Ali (Aleyhisselam) şöyle buyuruyor: Kendisine dört şey verilen kimse, dört şeyden mahrum kalmaz; Dua verilen kimse icabetten, tövbe ihsan edilen kimse kabulden, istiğfar verilen kimse mağfiretten ve şükür verilen kimse nimetin artmasından.”

Allah’ın günahkâr kulunu dergâhına davet edip ona bağışlama sözü vermesi sonra da sözünü tutmayarak onu bağışlamaması düşünülemez.

İmam Ali (Aleyhisselam) hikmetli bir hadisinde şöyle buyuruyor: Allah kuluna şükür kapısını açıp da nimetin artış kapısını kapatmaz, dua kapısını açıp da icabet kapısını kapatmaz, ona tövbe kapısını açıp da mağfiret kapısını kapatmaz.”

6) Gurur Ve Kibir

Tövbe, pişmanlık, af dilemek ve günahlara bir daha dönmemek için Allah’a verilen bir sözdür. İblisin gururu ve kibri Allah’ın dergâhından kovulmasına neden oldu. Gurur ve kibir şeytanın insanları günaha ve bataklığa gömmesi için onlara kurduğu hile ve tuzaklarındandır. İnsan geçmiş ümmetlerin başlarına gelen hadiselerden ibret ve dersler alıp kendisine bir çeki düzen vermelidir.

İmam Ali (Aleyhisselam) geçmiş ümmetlerin başına gelenlerden ibret alıp Allah'a dönmeyi tavsiye etmektedir: Lezzetlerin kesilmesini, günahların ise bekasını hatırlayın!”

Allah’ın günahkâr kuluna bunca rahmet vaadi, affı, mağfireti ve ümit vermesinden sonra kulun ne özrü ve bahanesi olabilir ki?

İmam Ali (Aleyhisselam) Buyuruyor:İstiğfar etmek elindeyken ümitsizliğe kapılana şaşarım.”
 
 


     -Nehcü’l-Belaga, Hikmet, 150

     -Nehcü’l-Belaga, Hikmet, 121

     -Nehcü’l-Belaga, Hutbe, 176

     -Nehcü’l-Belaga, Hikmet, 347

     -Nehcü’l-Belaga, Hikmet, 135

     -Nehcü’l-Belaga, Hikmet, 435

     -Nehcü’l-Belaga, Hikmet, 433

     -Nehcü’l-Belaga, Hikmet, 87

Google+ WhatsApp