Kurân'a Tevessül Etmek

Kurân'a Tevessül Etmek

Merhum babam Ali Ekber Magâzeî'nin ticarî işleri bir süre ters gitmiş, ağır bir borcun altına girmiş ve sonuçta borçlarını ödeyemez duruma gelmişti.

KURÂN'A TEVESSÜL ETMEK
Hacı Muhammed Hasan İmanî şöyle anlatır:
Merhum babam Ali Ekber Magâzeî'nin ticarî işleri bir süre ters gitmiş, ağır bir borcun altına girmiş ve sonuçta borçlarını ödeyemez duruma gelmişti. O zamanlar merhum Hacı Şeyh Muhammed Cevad Bîdâbadî de, Şiraz'a gitmek üzere İsfahan'dan yola çıkmıştı. Merhum Bîdâbadî, babamın çok sevdiği bir tanıdığıydı ve Şiraz'a geldiğinde sürekli bizim eve misafir olurdu. Nihayet Bîdâbadî'nin Âbade şehrine geldiği haberi babama ulaştı.
Merhum babam "Bu ağır borç içerisinde bir de onun gelmesi bizim için uygun olmadı" dedi. Bîdâbadî, Zarkan şehrine vardığında babam, Cuma günü öğleden önce Şiraz'a varıp Cuma guslünü yerine getirmek için beş tümen fazla vererek hızlı koşabilen bir binek kiraladı. (Zira merhum, müstahap ameller konusunda, özellikle de yapılması önemle vurgulanan sünnet amellerden olan Cuma guslü konusunda oldukça titizdi.)
Kısacası, Cuma günü öğleden önce bizim eve varmayı başarmışlardı. Bîdâbadî, babamla sohbet ederlerken "Buraya zamansız ve boş yere gelmedim; bu akşamdan itibaren tüm ev halkıyla beraber mübarek En'am sûresini okumaya başlayın" dedi. Nasıl okunması gerektiği konusunda da şu açıklamayı yaptı: "Okumaya fecr-i sadık ile fecr-i kâzib arasında başlayın. Daha sonra da 'Ve Rabbin zengindir, rahmet sahibidir. Dilerse sizi yok eder ve sizi başka bir kavmin zürriyetinden yarattığı gibi sizden sonra yerinize dilediği bir kavmi yaratır. (1) ayetini, baştan sona 202 kez okuyun. Bu sayı, mübarek isimlerden Rab, Muhammed ve Ali'nin  (ebcet hesabına göre) toplam değeridir."
Daha sonra hamama gidip Cuma guslü alarak eve döndüler. Biz o akşamdan itibaren sözü edilen sureyi okumaya başladık. İki hafta sonra bolluk ve genişlik hâsıl oldu ve sıkıntılarımız sona erdi. Ömrümüzün sonuna kadar da rahat bir yaşam sürdük.
……………………..
1-En’am, 133

Google+ WhatsApp